IS DUNYASI GELECEGINI GOREBILIYORMU? DUNYA EKONOMISI YILLAR SONRA NE DURUMDA OLACAK?

İŞ DUNYASI GELECEGINI GOREBILIYORMU? DUNYA EKONOMISI YILLAR SONRA NE DURUMDA OLACAK?

İş dünyası, geleceğini görmeye çalışıyor. Hangi sektörde, hangi işlerde, hangi ekonomide neler olacak, yakın gelecekte beklenenler neler?

Tüm çalışanların, yöneticilerin, girişimcilerin, öğrencilerin, kısacası geleceği görmeye ihtiyacı olan herkesin, iş dünyasının geleceği ile ilgili söylenenleri okuyacağı, büyük resmi görmeye çalıştığımız bu köşeyi, son bir yıllık ekonomi ve siyasi, basın ve yayını detaylı bir şekilde tarayarak oluşturduk. İşte olası gelişmeler…

Dünyadan…

Dünyada giderek artan yaşlı nüfus, 2050’de kamu sağlık harcamalarını ülke gelirlerinin yüzde 13’üne kadar çıkaracak.

Avrupanın Arjantin’i, İtalya olabilir. İtalya ve 1990’ların sonunda ağır bir ekonomik krize giren Arjantin arasında benzerlikler mevcut.

Yeni ekonomi değil, “eski” sanayiler (otomobil, makine, temel kimya, gıda ve demir – çelik) dünya ticaretinin en dinamik sektörleri olmaya devam edecek. Yeni sanayileşen ülkelerden, bu sektördeki mallara talep devam edecek.

“Tek çocuk” politikası ile Çin’in iş gücün 2015’e kadar düşüşe geçecek.

Şirketler rekabet stratejilerini enerji alanında yoğunlaştıracak. Amerika, enerji kaynaklarına güvenli ulaşım yolları aramaya devam edecek.

Savaşların maliyeti artmaya devam edecek. BM’nin Barış Gücü ekiplerinin maliyeti ilk kez 5 milyar doları geçti.

Çin küresel ağını örmeye devam edecek. Geçtiğimiz yılki dış yatırımlarının yarısından fazlasını, ABD ile başı bir şekilde derde giren ülkelerle yaptı.

Ar-ge yapanlar küresel rekabette öne geçecekler. Dünyadaki en büyük 1250 şirketin Ar-ge harcamaları 2005- 2006 döneminde % 7 ile tahminlerin üzerinde artış gösterdi. En büyük artış oranları ise Asya’da kaydedildi.

Dünyada alt yapı sektöründe büyük bir yatırım patlaması yaşandığı ancak bunun önemli bir bölümünün “Balon” olduğu uyarısı var. Bu durum, 2000 yılındaki herkesin yatırım yapmasıyla bir anda şişen ancak daha sonra patlayarak birçok kişin zarara uğramasına neden olan Internet balonuyla benzerlik gösteriyor.

Japon şirketlerin kazançları ise son beş yıldır aralıksız artıyor. Ancak maaşlar sürekli aynı seviyede seyrettiği için içi piyasa da düzenli bir tüketim artışı yaşanmıyor. Tüketici harcamaları Japon ekonomisinin % 50’sini oluşturduğu için bu durum Japon ekonomi çevrelerini endişelendiriyor. Japon şirketleri, dış ülkelerden gelen talep ayakta tutuyor.

Kozmetik pazarı daha da gelişecek. Kozmetikte 3 binden fazla şirketi ve 65 milyar Euro’luk pazarıyla dünya lideri olan AB, firma yönetimlerinde bürokrasiyi azaltıp şirketleri rahatlatacak yeni kozmetik direktifi hazırlıyor.

Türkiye’den…

Sabancı ve Koç’un Türkiye’nin geleceğine bakışları farklı. Sabancı’nın nispeten muhafazakar, Koç’un ise agresif bir strateji izlemesinin en önemli nedeni iki büyük holdingin Türkiye’nin geleceğini duydukları farklı güven seviyeleri.

2013 yılına kadar yurt içinde Türk kumaşı ile imal edilmiş hazır giyim ve ev tekstili ürünü kalmayabilir. Yurt içinde satılan hazır giyim ve ev tekstili ürünlerinin tamamı ya dikilmiş olarak yada kumaş olarak ithal edilen ürünler olacak.

Bankalar hedef nüfusun % 55’ lik bölümüne kolaylıkla hizmet sağlayamıyor. Bu kesime, bu alanda uzmanlaşmış STK’ lar veya mikrofinans kuruluşları aracılığıyla hizmet götürülmesi hedefleniyor.

Konut projelerinin teslim edilmesiyle birlikte beyaz eşya ve ev tekstilinde sıçrama bekleniyor.

Mortgage ile birlikte fiyatlar suni olarak artabilecek.

İmalat sanayi sektöründeki açıklanan yüksek verimlilikler, gerçek anlamda katma değer yaratılmasından değil, çalışan sayılarının gizlenmesi ve sigortasız işçi çalıştırılması nedeniyle ortaya çıkıyor.

Yabancılar şu ana kadar “peşin param var, mutlaka bir yere yatıracağım” anlayışı ile hareket ettiler. Şimdi o biraz değişecek. Para bolluğu bitecek diye dikkatli analizlerle yatırım yapmaya başlayacaklar.

Talepteki gerileme, gelirini geçmişte tüketen insanların bugün borç ödemesinden kaynaklanacak. X bankasının kredi borcunu, Y bankasının kredi kartından para çekerek ödediğinizde, bu saadet zinciri koptuğu zaman krizler doğacak.

Tatlı su kaynaklarının büyük oranını kullanan tarım sektöründe verimlilik düşecek.

Turizmde mevsimlerde kayma yaşanacak. Özellikle Akdeniz sahillerinde yazın sıcaklığın çok yüksek olması nedeniyle turizm dönemi bahar aylarına kayacak.

Sıcaklığın artması, klima kullanma oranını ve elektrik tüketimini artıracak. Bu nedenle enerji sıkıntısı yaşanacak.

Orman yangınları artacak.

Giderek daha çok üretici, “daha çok soğutur”, “daha temiz yıkar” yerine, ürünlerin suyu, elektiriği ne kadar az harcadığını vurgulamayı tercih edecek. Çamaşır makinesi, buzdolabı ve bulaşık makinesinde başlayan bu yarış, yakında küçük ev aletlerine de yaşanmaya başlayacak. Tüm sektörlerde eneri sarfiyatı düşük ürünlerin cazibesini artacak.

Daha az yakıt tüketen araçlar tercih edilecek. Motosiklet kullanımı artacak.

Kurutma makinalarına olan ihtiyaç azalacak.

Eldiven, kazak, palto satışları azalacak.

Kış turizmine bel bağlayanlar için sezonlar kısalacak.

Susuzluk sadece tarım için değil günlük yaşamın temel sorunlardan biri haline gelecek.

Yağmur suyunu depolayan, kullanılmış suları arıtan sistemler gelişecek.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s


%d bloggers like this: