Archive for the ‘Vbg holding’ Category

According to Kahraman “Cruise tourism shall contribute considerable value to the sector and the economy, the necessary arrangements for this purpose should immediately be made”.

September 12, 2007

ARK ISTANBUL NEWSPAPER ARCHIVES
ARK Istanbul Ship Chandlery is one of Turkey’s leading companies in the fields of cruise and in maritime affairs. Hakan Kahraman, who is the Chairman of the Board of Directors of this company that achieved many successes in its field, stated that they thought the Turkish maritime sector should be far ahead compared to its current status. Kahraman, stated that the state had to undertake promotions and conveniences in many matters and said: “The state should promote vessel construction and companies should not wait in queues for such constructions”.
The latest news included in the print and visual media is the ship chandlery agreement signed between ARK Istanbul and Lucos Marin, which is one of the leading Russian maritime companies, covering 260 vessels.

Veysel Kadayifcioglu Azzurro

August 17, 2007

veysel kadayifcioglu

veysel kadayifciogluazzurro

Mega yatlar dünyaya Altınova’dan gidecek..VBG Holding ortaklari Veysel Kadayıfcıoglu ve Bilal Kadayifcioglu  denizcilik  sektöründe yatırıma doymuyor. Dünyanın dört bir yanına yat inşa edecek olan Veysel Kadayıfçıoğlu, AZZURRO isimli markayı yaratıp ,mega yatların cizim ve tasarımlarını Hasan Mingü-Ali Konya ‘nın yaptıgını belirtti.Ayrıca mega yatların tum aksesuarlarının ve hareketli mobilyalarının FENDI den alınmış olmasının markadaki iddiayı gözler önüne seriyor.Kadayıfçıoğlu , Mega Yat Tersanesi’nin üretime geçmesi ile  bunun ülke adına önemli bir kazanım olduğunu belirtti. Veysel Kadayıfcıoglu bu   proje kapsamında istihdam sağladı
klarını da sözlerine ekledi. Günümüzde gemi inşa sektöründeki yatırımların arttığına  da dikkat çeken Bilal Kadayıfcıoglu   , bu bakımdan da Türkiye’nin gerçekleştirdiği  Mega Yat Sanayi Sitesi’nin önemli olduğuna dikkat çekti.  
Kaynak:Milliyet

 

 

About ARK istanbul vessel constructions

August 17, 2007

ARK ISTANBUL HAS SIGNED AN AGREEMENT WITH LUCOS MARIN   ARK Istanbul has signed an agreement with LUCOS MARIN, which conducts maritime transportation between Russia and Turkey, for the supply of ship chandlers in Çanakkale and Aliağa to two hundred sixty river – sea vessels. With this agreement, through which the company will supply ship chandlers to one thousand and two hundred vessels, ARK has attained a considerable place amongst ship chandleries. ARK, which provides services on contract basis, has increased its activities by the establishment of ARK Europe Ltd in the Tuzla Free Zone. Aykut BİLOL, who informed about us about the subject, stated the following: “During recent times, we were tracking the companies making maritime shipment from Russia. The only problem of these companies was their inability to find mutual freights. We have made some studies on this subject. We are providing mutual freight to companies which make business with us. Owing to this support of ours, we are providing their signing sign long-term contracts with us”. Bilol stated that the company value rested on such long-term contracts rather than good service, and said: “There are already foreign firms that are interested in our companies, but unless we amass 5000 vessels and 20 year – year long contracts, we are not planning to take any partners. Whereas ARK Europe and ARK Istanbul provides resident services in the harbors of Istanbul, Aliağa, Mersin and Rhodes, it provides all kinds of services in all harbors owing to its enterprise partners that provide transportation and warehousing services. 

ALBATROS DENIZCILIK

August 17, 2007

KUMANYACILARI HAKSIZ REKABET ZORLUYORGemi kumanyacıları haksız rekabet ile karşı karşıya…. Gemilere ihtiyacı olan çeşitli yiyecek, içecek, tamir, bakım-onarım malzemeleri tedarik eden kumanyacılar, her zaman önemli bir işkolu olma özelliklerini korudular. Ancak, kumanyacılar sıkıntılı günler yaşıyor…. Gemilere, gıdanın yanı sıra teknik altyapı hizmetleri veren Albatros Uluslararası Kumanyacılık Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Şimşek, sektörde haksız rekabetten şikayetçi. Aynı zamanda Deniz Ticaret Odası Gemi Kumanyacıları Meslek Komitesi üyesi olan Şimşek, bu işe adım atmak isteyenlerin çok sıkı biçimde denetlenmesi ve belirli kriterlerin aranması gerektiğini söyledi. “Bugün bir masa yada sandalyesi olup da gideri hiç olmayan firmada kumanyacı, vergi veren bünyesinde 60 kişi çalıştıran ve sağlıklı üretim yapan firma da kumanyacı. Bu denklem bana ters geliyor” diyen Şimşek, herkesin kumanyacılık yapmaması gerektiğini vurguladı. Şimşek, bu konuda şunları söyledi: “Firmanın güvenilirliğinin olması gerekiyor. Teminatlarının ve Oda üyesi olması gerekiyor. Bunların denetiminin çok sıkı şekilde yapılması gerekiyor.  Odamıza üye olmayan, adı sanı belli olmayan şahıslar gemiye rahatlıkla çıkabiliyor ve ‘ben kumanyacıyım’ diyebiliyor. Onun yaptığı çalışma kaptanı ve personeli rahatsız ettikten sonra Türkiye’de kumanyacılara aynı gözle bakılıyor. Bunlar bizi son derece üzüyor. Bu tür sorunlarımızı, sıkıntılarımızı Deniz Ticaret Odası’nın meclis toplantılarında gündeme getiriyoruz. Çok sıkıştığımız anlarda da Ankara’da bakanlıklara yada gümrük baş müdürlerine başvurularımız oluyor” dedi. KÜÇÜK FİRMALAR İMAJIMIZI ZEDELİYORSektörde haksız rekabetin yanında imaj sorunu da bulunduğunun altını çizen Şimşek, bir taraftan imajlarını korumaya çalışırken diğer taraftan küçük firmaların işi bozduğunu, haksız rekabetin yanında imaj sorunu ile de mücadele ettiklerini anlattı.Şimşek, “Sorumluluğu olmayan bir firmanın yaptığı yanlışın bedelini kaliteli üretim yapan diğer firmalar da ödüyor. Biz, Türkiye’de kumanyacılık adı altında daha güzel çalışmalar yapmak istiyoruz. Yani, yabancılar ‘biz Türkiye’den çok rahat kumanya alabiliyoruz’ desinler. Bizim firma olarak tüm çabamız bu yönde” şeklinde konuştu. Şimşek ayrıca, birkaç yıl öncesine kadar kalifiye eleman sıkıntısı yaşadıklarını ancak, Dokuz Eylül Üniversitesi Deniz İşletmeciliği ve Yönetimi Yüksekokulu’nun eğitime başlaması ile bu sorunun ortadan kalktığını sözlerine ekledi.ACENTE BAĞLANTISI YAPAN KUMANYACILAR İSE RAHATSektördeki  haksız  rekabet nedeniyle görüşlerine baş vurduğumuz acente bağlantılı çalışan ARK İstanbul yetkilisi Hakan Kahraman ise ’’ Söz konusu sorun bağlantılı çalışan ufak firmaların sorunu, kısıtlı ve aynı müşterilere hizmet vermenin neticesinde kaçınılmaz sonuç aslında, bir mal daha uygun fiyata veriliyorsa ne satanı ne de alanı suçlaya bilirsiniz. Korumacı zihniyet artık global dünyada iş yapmıyor. Teşvik edilmesi gereken yurt dışından yeni müşterilerin getirilmesi ve pazarın büyütülmesi olmalı. Devlet bu konuda teşvik niteliğinde yerli üretici firmalara uygun fiyat vermeleri yönünde yaptırımlar getirmeli ve uygulatmalı’’ dedi. ARK Avrupa yetkilisi İsac karen ise, ‘’ Yunanistan örneğinden yola çıkacak olursak, Yunanistan’da kumaya firmalarına mal veren yerli üreticilere ciddi teşvik ve vergi indirimleri söz konusu hem yerli üret,c, hem satıcı hem de devlet kazanıyor. Pazarın %80 i yunanlı kumanyacıların kontrolünde’’ dedi. Bu tartışma daha uzar sanırız, ama bir gerçek var ki üç tarafı deniz olan ülkemiz bu avantajını daha uzun yıllar kullanamayacak gibi gözüküyor.    

Albatros Müh Gemi San Tic Ltd Şti

Kategori: DenizcilikDenizcilik ve Liman Malzemeleri

Adres: Evliya Çelebi M Doğan S N 5/B
            Tuzla / İstanbul

Tel: (216) 4462317

ALAADDİN BEY GEMİSİ DENIZE INDIRILDI VBG HOLDING

August 17, 2007

ALAADDİN BEY GEMİSİ DENIZE INDIRILDI

GAZETE HABERLERI ARŞİVİ-ALAADDİN BEY GEMİSİ

 

ALAADDİN BEY GEMİSİ DENİZE İNDİRİLDİ

Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, VBG Holding tarafından yaptırılan 10 bin 500 ton kapasiteli kimyasal yük taşıyacak olan Alaaddin Bey gemisinin denize indirilmesi dolayısıyla düzenlenen törene katıldı.

Törende konuşan Bakan Yıldırım, denizciliğin mutlu günlerinden birini yaşadığını söyledi. Tuzla’da inşa edilen gemilerden biri olan Alaaddin Bey’in, denize indirilmesinden heyecan duyduklarını ifade eden Yıldırım, “Çünkü gemilerimiz ekonomimizin olmazsa olmazıdır. Türkiye’nin ithalat, ihracat taşımacılığının yüzde 85’inin deniz yoluyla yapıldığı düşünülürse, sektörün sağlıklı ilerlemesinin önemi anlaşılır” dedi.

Aydınlı Koyu’nda 1980 yılından beri böyle bir manzara’nın görülmediğini ifade eden Bakan Yıldırım, şöyle devam etti: “Bunu kimse görmezden gelmesin.Bu bölgenin o günlerini de biliyoruz, bugünlerini de biliyoruz.” Denizciliğin 1990’lı yılların başlarından 2000 yılına kadar sıkıntılı günler yaşadığını, o zaman devletin sektöre destek olduğunu ifade eden Bakan Yıldırım, “Destek gerekirse, yine verilecektir. Denizcilerimizin şu anda böyle bir desteğe ihtiyacı yoktur. İşte görüyorsunuz her taraftan çekiç sesleri geliyor” dedi.

Açılışa AK Parti Genel Sekreteri Naim Şahin ile Deniz Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Metin Kalkavan da katıldı. Kalkavan, işçi maliyetlerindeki artışa dikkat çekerek, bu rakamın 1.5 dolardan 3 dolara fırladığını söyledi.

BASARILI SIRKETLERIN ORTAK TAVIRLARI VE HEDEFLERI

August 17, 2007

BAŞARILI ŞİRKETLERİN ORTAK TAVIRLARI

Başarılı şirketlerin ortak tavırları

Ekonomist dergisi 35 şirketle kriz stratejilerini görüşmüş. Bir ölçüde başarılı olmuş şirketlerin ortak tavırları şunlar:  1. Daha esnek bir üretim politikası takip ederek, mümkün olan en az stokla çalışmayı becermek. 2. Dış pazarlara yönelmek, bu bağlamda mümkün olursa yabancı firmalarla stratejik işbirlikleri geliştirmek. 3. İç pazarda mağaza sayısını arttırmak, böylece tüketiciye ve nakit paraya doğrudan ulaşma imkanını arttırmak. 4. Tecrübeli elemanlarına sahip çıkmak, onların sadakat duygularını pekiştirmek. 5. Ödemelerini mümkün olduğunca aksatmamak suretiyle piyasadaki imajını güçlendirmek; kendisine duyulan güveni sarsmamak. 6. Özel satış kampanyaları düzenlemek, fakat marka imajını sarsacak türde ucuzluk yapmamak. 7. Masrafları kısmak, fakat (şimdi daha uygun maliyetli hale gelen) reklam ve tanıtım işlerini arka plana atmamak. 8. Şirket çalışanlarının tasarruf bilincini yükseltmek. 9. Kararların çoğunu onlarla beraber almak, kısıntılara beraber göğüs germek. 10. Banka dışı finans kaynakları geliştirmek. 11. Tedarikçi ve dağıtıcılarla ortak noktalarda uzlaşmak, sıkıntıları beraberce aşmanın yollarını geliştirmek. 12. Tüketici için ilave değer ifade eden yatırımlardan vazgeçmemek. 13. İş süreçlerini gözden geçirmek, verimliliği arttırmak, operasyon maliyetlerini düşürmek.

14. Eğitim çalışmalarından tamamen vazgeçmemek.

IS DUNYASI GELECEGINI GOREBILIYORMU? DUNYA EKONOMISI YILLAR SONRA NE DURUMDA OLACAK?

August 17, 2007

İŞ DUNYASI GELECEGINI GOREBILIYORMU? DUNYA EKONOMISI YILLAR SONRA NE DURUMDA OLACAK?

İş dünyası, geleceğini görmeye çalışıyor. Hangi sektörde, hangi işlerde, hangi ekonomide neler olacak, yakın gelecekte beklenenler neler?

Tüm çalışanların, yöneticilerin, girişimcilerin, öğrencilerin, kısacası geleceği görmeye ihtiyacı olan herkesin, iş dünyasının geleceği ile ilgili söylenenleri okuyacağı, büyük resmi görmeye çalıştığımız bu köşeyi, son bir yıllık ekonomi ve siyasi, basın ve yayını detaylı bir şekilde tarayarak oluşturduk. İşte olası gelişmeler…

Dünyadan…

Dünyada giderek artan yaşlı nüfus, 2050’de kamu sağlık harcamalarını ülke gelirlerinin yüzde 13’üne kadar çıkaracak.

Avrupanın Arjantin’i, İtalya olabilir. İtalya ve 1990’ların sonunda ağır bir ekonomik krize giren Arjantin arasında benzerlikler mevcut.

Yeni ekonomi değil, “eski” sanayiler (otomobil, makine, temel kimya, gıda ve demir – çelik) dünya ticaretinin en dinamik sektörleri olmaya devam edecek. Yeni sanayileşen ülkelerden, bu sektördeki mallara talep devam edecek.

“Tek çocuk” politikası ile Çin’in iş gücün 2015’e kadar düşüşe geçecek.

Şirketler rekabet stratejilerini enerji alanında yoğunlaştıracak. Amerika, enerji kaynaklarına güvenli ulaşım yolları aramaya devam edecek.

Savaşların maliyeti artmaya devam edecek. BM’nin Barış Gücü ekiplerinin maliyeti ilk kez 5 milyar doları geçti.

Çin küresel ağını örmeye devam edecek. Geçtiğimiz yılki dış yatırımlarının yarısından fazlasını, ABD ile başı bir şekilde derde giren ülkelerle yaptı.

Ar-ge yapanlar küresel rekabette öne geçecekler. Dünyadaki en büyük 1250 şirketin Ar-ge harcamaları 2005- 2006 döneminde % 7 ile tahminlerin üzerinde artış gösterdi. En büyük artış oranları ise Asya’da kaydedildi.

Dünyada alt yapı sektöründe büyük bir yatırım patlaması yaşandığı ancak bunun önemli bir bölümünün “Balon” olduğu uyarısı var. Bu durum, 2000 yılındaki herkesin yatırım yapmasıyla bir anda şişen ancak daha sonra patlayarak birçok kişin zarara uğramasına neden olan Internet balonuyla benzerlik gösteriyor.

Japon şirketlerin kazançları ise son beş yıldır aralıksız artıyor. Ancak maaşlar sürekli aynı seviyede seyrettiği için içi piyasa da düzenli bir tüketim artışı yaşanmıyor. Tüketici harcamaları Japon ekonomisinin % 50’sini oluşturduğu için bu durum Japon ekonomi çevrelerini endişelendiriyor. Japon şirketleri, dış ülkelerden gelen talep ayakta tutuyor.

Kozmetik pazarı daha da gelişecek. Kozmetikte 3 binden fazla şirketi ve 65 milyar Euro’luk pazarıyla dünya lideri olan AB, firma yönetimlerinde bürokrasiyi azaltıp şirketleri rahatlatacak yeni kozmetik direktifi hazırlıyor.

Türkiye’den…

Sabancı ve Koç’un Türkiye’nin geleceğine bakışları farklı. Sabancı’nın nispeten muhafazakar, Koç’un ise agresif bir strateji izlemesinin en önemli nedeni iki büyük holdingin Türkiye’nin geleceğini duydukları farklı güven seviyeleri.

2013 yılına kadar yurt içinde Türk kumaşı ile imal edilmiş hazır giyim ve ev tekstili ürünü kalmayabilir. Yurt içinde satılan hazır giyim ve ev tekstili ürünlerinin tamamı ya dikilmiş olarak yada kumaş olarak ithal edilen ürünler olacak.

Bankalar hedef nüfusun % 55’ lik bölümüne kolaylıkla hizmet sağlayamıyor. Bu kesime, bu alanda uzmanlaşmış STK’ lar veya mikrofinans kuruluşları aracılığıyla hizmet götürülmesi hedefleniyor.

Konut projelerinin teslim edilmesiyle birlikte beyaz eşya ve ev tekstilinde sıçrama bekleniyor.

Mortgage ile birlikte fiyatlar suni olarak artabilecek.

İmalat sanayi sektöründeki açıklanan yüksek verimlilikler, gerçek anlamda katma değer yaratılmasından değil, çalışan sayılarının gizlenmesi ve sigortasız işçi çalıştırılması nedeniyle ortaya çıkıyor.

Yabancılar şu ana kadar “peşin param var, mutlaka bir yere yatıracağım” anlayışı ile hareket ettiler. Şimdi o biraz değişecek. Para bolluğu bitecek diye dikkatli analizlerle yatırım yapmaya başlayacaklar.

Talepteki gerileme, gelirini geçmişte tüketen insanların bugün borç ödemesinden kaynaklanacak. X bankasının kredi borcunu, Y bankasının kredi kartından para çekerek ödediğinizde, bu saadet zinciri koptuğu zaman krizler doğacak.

Tatlı su kaynaklarının büyük oranını kullanan tarım sektöründe verimlilik düşecek.

Turizmde mevsimlerde kayma yaşanacak. Özellikle Akdeniz sahillerinde yazın sıcaklığın çok yüksek olması nedeniyle turizm dönemi bahar aylarına kayacak.

Sıcaklığın artması, klima kullanma oranını ve elektrik tüketimini artıracak. Bu nedenle enerji sıkıntısı yaşanacak.

Orman yangınları artacak.

Giderek daha çok üretici, “daha çok soğutur”, “daha temiz yıkar” yerine, ürünlerin suyu, elektiriği ne kadar az harcadığını vurgulamayı tercih edecek. Çamaşır makinesi, buzdolabı ve bulaşık makinesinde başlayan bu yarış, yakında küçük ev aletlerine de yaşanmaya başlayacak. Tüm sektörlerde eneri sarfiyatı düşük ürünlerin cazibesini artacak.

Daha az yakıt tüketen araçlar tercih edilecek. Motosiklet kullanımı artacak.

Kurutma makinalarına olan ihtiyaç azalacak.

Eldiven, kazak, palto satışları azalacak.

Kış turizmine bel bağlayanlar için sezonlar kısalacak.

Susuzluk sadece tarım için değil günlük yaşamın temel sorunlardan biri haline gelecek.

Yağmur suyunu depolayan, kullanılmış suları arıtan sistemler gelişecek.

IS DUNYASI GELECEGINI GOREBILIYORMU? DUNYA EKONOMISI YILLAR SONRA NE DURUMDA OLACAK?

August 17, 2007

haberler3.jpgİŞ DUNYASI GELECEGINI GOREBILIYORMU? DUNYA EKONOMISI YILLAR SONRA NE DURUMDA OLACAK?

İş dünyası, geleceğini görmeye çalışıyor. Hangi sektörde, hangi işlerde, hangi ekonomide neler olacak, yakın gelecekte beklenenler neler?

Tüm çalışanların, yöneticilerin, girişimcilerin, öğrencilerin, kısacası geleceği görmeye ihtiyacı olan herkesin, iş dünyasının geleceği ile ilgili söylenenleri okuyacağı, büyük resmi görmeye çalıştığımız bu köşeyi, son bir yıllık ekonomi ve siyasi, basın ve yayını detaylı bir şekilde tarayarak oluşturduk. İşte olası gelişmeler…

Dünyadan…

Dünyada giderek artan yaşlı nüfus, 2050’de kamu sağlık harcamalarını ülke gelirlerinin yüzde 13’üne kadar çıkaracak.

Avrupanın Arjantin’i, İtalya olabilir. İtalya ve 1990’ların sonunda ağır bir ekonomik krize giren Arjantin arasında benzerlikler mevcut.

Yeni ekonomi değil, “eski” sanayiler (otomobil, makine, temel kimya, gıda ve demir – çelik) dünya ticaretinin en dinamik sektörleri olmaya devam edecek. Yeni sanayileşen ülkelerden, bu sektördeki mallara talep devam edecek.

“Tek çocuk” politikası ile Çin’in iş gücün 2015’e kadar düşüşe geçecek.

Şirketler rekabet stratejilerini enerji alanında yoğunlaştıracak. Amerika, enerji kaynaklarına güvenli ulaşım yolları aramaya devam edecek.

Savaşların maliyeti artmaya devam edecek. BM’nin Barış Gücü ekiplerinin maliyeti ilk kez 5 milyar doları geçti.

Çin küresel ağını örmeye devam edecek. Geçtiğimiz yılki dış yatırımlarının yarısından fazlasını, ABD ile başı bir şekilde derde giren ülkelerle yaptı.

Ar-ge yapanlar küresel rekabette öne geçecekler. Dünyadaki en büyük 1250 şirketin Ar-ge harcamaları 2005- 2006 döneminde % 7 ile tahminlerin üzerinde artış gösterdi. En büyük artış oranları ise Asya’da kaydedildi.

Dünyada alt yapı sektöründe büyük bir yatırım patlaması yaşandığı ancak bunun önemli bir bölümünün “Balon” olduğu uyarısı var. Bu durum, 2000 yılındaki herkesin yatırım yapmasıyla bir anda şişen ancak daha sonra patlayarak birçok kişin zarara uğramasına neden olan Internet balonuyla benzerlik gösteriyor.

Japon şirketlerin kazançları ise son beş yıldır aralıksız artıyor. Ancak maaşlar sürekli aynı seviyede seyrettiği için içi piyasa da düzenli bir tüketim artışı yaşanmıyor. Tüketici harcamaları Japon ekonomisinin % 50’sini oluşturduğu için bu durum Japon ekonomi çevrelerini endişelendiriyor. Japon şirketleri, dış ülkelerden gelen talep ayakta tutuyor.

Kozmetik pazarı daha da gelişecek. Kozmetikte 3 binden fazla şirketi ve 65 milyar Euro’luk pazarıyla dünya lideri olan AB, firma yönetimlerinde bürokrasiyi azaltıp şirketleri rahatlatacak yeni kozmetik direktifi hazırlıyor.

Türkiye’den…

Sabancı ve Koç’un Türkiye’nin geleceğine bakışları farklı. Sabancı’nın nispeten muhafazakar, Koç’un ise agresif bir strateji izlemesinin en önemli nedeni iki büyük holdingin Türkiye’nin geleceğini duydukları farklı güven seviyeleri.

2013 yılına kadar yurt içinde Türk kumaşı ile imal edilmiş hazır giyim ve ev tekstili ürünü kalmayabilir. Yurt içinde satılan hazır giyim ve ev tekstili ürünlerinin tamamı ya dikilmiş olarak yada kumaş olarak ithal edilen ürünler olacak.

Bankalar hedef nüfusun % 55’ lik bölümüne kolaylıkla hizmet sağlayamıyor. Bu kesime, bu alanda uzmanlaşmış STK’ lar veya mikrofinans kuruluşları aracılığıyla hizmet götürülmesi hedefleniyor.

Konut projelerinin teslim edilmesiyle birlikte beyaz eşya ve ev tekstilinde sıçrama bekleniyor.

Mortgage ile birlikte fiyatlar suni olarak artabilecek.

İmalat sanayi sektöründeki açıklanan yüksek verimlilikler, gerçek anlamda katma değer yaratılmasından değil, çalışan sayılarının gizlenmesi ve sigortasız işçi çalıştırılması nedeniyle ortaya çıkıyor.

Yabancılar şu ana kadar “peşin param var, mutlaka bir yere yatıracağım” anlayışı ile hareket ettiler. Şimdi o biraz değişecek. Para bolluğu bitecek diye dikkatli analizlerle yatırım yapmaya başlayacaklar.

Talepteki gerileme, gelirini geçmişte tüketen insanların bugün borç ödemesinden kaynaklanacak. X bankasının kredi borcunu, Y bankasının kredi kartından para çekerek ödediğinizde, bu saadet zinciri koptuğu zaman krizler doğacak.

Tatlı su kaynaklarının büyük oranını kullanan tarım sektöründe verimlilik düşecek.

Turizmde mevsimlerde kayma yaşanacak. Özellikle Akdeniz sahillerinde yazın sıcaklığın çok yüksek olması nedeniyle turizm dönemi bahar aylarına kayacak.

Sıcaklığın artması, klima kullanma oranını ve elektrik tüketimini artıracak. Bu nedenle enerji sıkıntısı yaşanacak.

Orman yangınları artacak.

Giderek daha çok üretici, “daha çok soğutur”, “daha temiz yıkar” yerine, ürünlerin suyu, elektiriği ne kadar az harcadığını vurgulamayı tercih edecek. Çamaşır makinesi, buzdolabı ve bulaşık makinesinde başlayan bu yarış, yakında küçük ev aletlerine de yaşanmaya başlayacak. Tüm sektörlerde eneri sarfiyatı düşük ürünlerin cazibesini artacak.

Daha az yakıt tüketen araçlar tercih edilecek. Motosiklet kullanımı artacak.

Kurutma makinalarına olan ihtiyaç azalacak.

Eldiven, kazak, palto satışları azalacak.

Kış turizmine bel bağlayanlar için sezonlar kısalacak.

Susuzluk sadece tarım için değil günlük yaşamın temel sorunlardan biri haline gelecek.

Yağmur suyunu depolayan, kullanılmış suları arıtan sistemler gelişecek.


Follow

Get every new post delivered to your Inbox.